Şanlıurfa denilince önce Peygamberler şehri, sonra Bediüzzaman akla geliyor

Yeni Asya Gazetesi Şanlıurfa Temsilcisi Nihat Çiçek ile Şanlıurfa Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı, Risale-i Nur hizmetleri, Yeni Asya ve İttihad’ı konuştuk.

Evvela, Nihat Çiçek kimdir, kendinizi tanıtır mısınız?

1963 yılında Şanlıurfa’da doğdum, hayatını şoförlükle kazanan bir ailenin beş çocuğundan biriyim. 1980 yılında ticaret lisesini bitirdim, 1984 yılında askerlik görevimi tamamladım. 1985 yılında bir kamu kuruluşunda memuriyete başladım. 2010 yılında ayni işyerimde emekli oldum. 1978 yılından beri okuyucusu olduğum Yeni Asya gazetesinin Şanlıurfa Temsilcilik görevini 1993 yılından beri devam ediyorum, üç çocuk babasıyım.

Şanlıurfa Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı üyesi olmanız hesabıyla vakfın kurulması ve sosyal faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Şanlıurfa deyince akla önce Peygamberler şehri, sonra büyük İslâm âlîmi ve asrın müceddidi Hazreti Bediüzzaman akla geliyor. Bediüzzaman, “Bütün Urfa halkına, çoluk ve çocuğuna ve mezarda yatanlarına her sabah dua ediyorum. Ve bütün Urfalılara selâm ediyorum. Urfa taşıyla, toprağıyla mübarektir” sözü her Urfalıyı etkilemiştir. Bundan dolayı Urfa halkı da Bediüzzamanı seviyor, sayıyor ve ruhu canları ile zamanında kucaklamışlardır….

Bediüzzaman Hazretlerinin şehrimize bu kadar önem vermesinden yola çıkılarak 1992 yılında Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı adı altında bir vakıf kurduk. Bu da dünyada bu isimle kurulan ilk vakıftır. Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan vakfımızın onursal başkanı merhum Hacı Ahmet Rüzgâr ağabeyimizin öncülüğünde Şanlıurfa’da kuruldu. Bu vakfın hem Mütevelli heyet, hem de Yönetim Kurulu üyesi olarak çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı, Şanlıurfa’da eğitim gören öğrencilere burs, barınma ve eğitim konularda büyük destek vermeye devam ediyor. 1996 yılından itibaren her yıl Mart ayında bir hafta Bediüzzaman Haftası etkinlikleri yapıyoruz. Bu etkinlikler içerisinde konferans, panel, anma, toplantı ve kitap sergileri gibi etkinlikler yapılıyor.

Bu arada Hacı Ahmet Rüzgâr ağabey, Şanlıurfa’da bir cami yaptırmayı çok istiyordu, cami yapılması için gerekli araştırmalar yapıldı, fakat isteğine göre uygun bir yer bulamadı. Daha evvel medrese adına hibe ettiği arsanın üzerinde hem bir mescid hem de vakfın faaliyetlerini yürütüleceği bir külliye yapmasını teklif ettik. Allah rahmet eylesin bizleri kırmadı bu arsa üzerinde içerisinde mescidi bulunan ve her ihtiyaca cevap verebilecek külliyenin masrafını da karşılayarak hizmete verdi. Vakfımız bu binada faaliyetlerini sürdürüyor. Ahmet abı, geride bıraktığın hasene-i cariye ile binler dualarla seni yad ediyoruz. Allah’ın rahmeti ile ruhun şad olsun!

Yeni Asya Gazetesi birçok baskılara rağmen 49. Yayın yılına girmiştir. Şanlıurfa Yeni Asya Gazetesi Temsilcisi olarak gazete hakkında bir değerlendirme yapacak olursanız ne diyeceksiniz?

Yeni Asya bu günlerde sağduyunun ve vicdanın sesi olarak tüm bayilerde satışı ile ilgili bir kampanya başlattı. Biz de Şanlıurfa Temsilciliği olarak bir reklâm çalışması başlattık, bir ay süreyle 5 adet mega-led ekranlarda günde 800 defa gazetemizin tanıtımı yapılıyor. Bu çalışmamız diğer illere de bir öncü olur, diye düşünüyorum.

Yeni Asya 12 Eylül 1980 ihtilalından sonra birçok sıkıntılara maruz kaldı. O gün yayınlarından dolayı 470 gün sıkıyönetim tarafından kapatıldı. Bu arada önceleri Tasvir, daha sonraları Yeni Nesil ismiyle yayın hayatına devem edildi. 5 Ocak 1990’da yine gazetemize yapılan bir darbeden sonra “Asya’nın Bahtının Miftahı Meşveret ve Şûra’dır” ilkesiyle bu günlere kadar geldiğimiz Yeni Asya ismiyle 21 Şubat 1970’te tekrar yayın hayatına başlamıştır. İnşallah bu ilkeli ve vicdanlı yayını ile kıyamete kadar devam edecektir.

1984 yılında askerlik sürecinde de gazetemizden ayrı kalmadım, haftalık çarşı izninde Tasvir gazetesini alıyordum. 1993 yılından beri şerefle görevini taşıdığım Yeni Asya Temsilciliğinden dolayı 2001 yılında Ankara’da yapılacak Bediüzzaman Mevlidi için mevlid davet afişleri asmıştık. 28 Şubat’ın da etkisi ile mevlid iptal edilmesine rağmen, afişlerden dolayı hakkımda dava açıldı, 2 yıl bir gün cezaya mahkûm edildim. Aynı suçu beş yıl içinde işlememem şartıyla cezam ertelendi.

Nihat Bey, İttihad buluşması adı altında Türkiye’nin birçok illerinde organizeler yapıldı, bu faaliyetlerin amaç ve faydası nedir, anlatır mısınız?

Öncelikle Yeni Asya’nın öncüsü olan ittihad gazetesinin yayın hayatına başlamasının ellinci yılını kutluyoruz, Bu anlamda 5 Ocak’ta Şanlıurfa’da 6 Ocak’ta Adıyaman ilimizde İttihad buluşmaları yaptık. Bu okuyucularımızın kaynaşmasına vesile şevk ve heyecan getirdi. O gün ittihad nasıl bir yayın politikası yürütüyorsa, bu gün onun devamı olan Yeni Asya da aynı çizgiyle yayın hayatına devam ediyor. Geçmişte de yanlışa yanlış, doğruya doğru dediği gibi bu günde aynısını yapıyor. Yeni Asya her zaman hakkın ve haklının yanında olmuş ve olmaya da devam ediyor. Yeni Asya’nın bu günlere gelmesinde Merhum Zübeyir Ağabey ve Mehmet Kutlular Ağabey’in emekleri unutulamaz.

Son bir temenniniz varmı?

Elimizde Risale-i Nur gibi bir hazine var, asrımızın hastalıklarına reçete olarak sunuma hazır, bunu daha geniş kitlelere ulaştırmak için gayret göstermeliyiz. Öncelikle kendi nefsimize okumalıyız. Üstadın mümtaz talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabey, ne diyor:

“Risâle-i Nur’u günde 10 sayfa okuyan kendini muhafaza eder, 15 sayfa okuyan şevke gelir, 20 sayfa okuyan hizmet eder.”

Demek ki, talebe olmak isteyen, hiç okuyamadım dediği gün, 20 sayfa okumuş olmalı.

Cenab-i Hak bu konuda hepimizin yardımcısı olsun, gafletten, tembellikten kurtarsın ve şevkle okuyup hizmet etmeyi nasip etsin.

Röportaj: Rüstem GARZANLI

Bir Cevap Yazın